Kişisel Gelişim: Neden Bu Kadar Sinirliyiz?

Kişisel Gelişim: Neden Bu Kadar Sinirliyiz?

Neden Bu Kadar Sinirliyiz?

 

Öfkeli kişiler kendisine ve çevresine ciddi zararlar verebilir. Anlık öfke patlamaları yaşıyorsunuz ve bunu kontrol altına alamıyorsanız bir sorun var demektir. Uzmanların yaptıkları araştırmalara göre sinirlilik durumunun karakteristik davranıştan çıkıp, hastalık kategorisine koyulmasını belirtiyor. Burada kendimize sormamız gereken soru, niye bu kadar sinirli olduğumuzdur? İnsanların bu sinir halinin hastalık sınıfına konulması gerektiğini söyleyen uzmanlara göre bu hastalığın adı aralıklı taşkınlık rahatsızlığı olarak ifade ediliyor. Bu hastalık 80’li yıllardan bu yana tıpta var ama son zamanlarda toplum içinde çok fazla yaygın hale geldi. Yapılan araştırmalarda her 10 erkekten 1’i agresif davranışlarda bulunuyor. Hatta bu kişiler can ve mala da zarar verdiği ortaya çıktı. Ayrıca bu hastalık erkeklerde kadınlara oranla daha fazla görülüyor.

 

Günlük Yaşantının Etkisi

İnsanlar öfkenin büyük sorun olabileceğini düşünmüyor ve aslında bu durum çok büyük bir sorun teşkil ediyor. Bu durumu aralıklı zamanlarda yaşayan kişiler genelde boşanmış, aynı eğitim düzeyindeki insanlardan daha kötü şartlar altında çalışan, az arkadaş çevresi olan kişilerde çok daha sık görülüyor. Uzaktan bakıldığı zaman aslında bu hastalığın belirtileri çok net görülebiliyor. Mesela yoğun trafikte sürücülere küfür eden, maç izlerken atılan gol nedeni ile eline aldığı nesneleri etrafa atan kişiler zaten bu hastalığı açık bir şekilde gösteriyor. Ancak haftada birkaç defa öfkeleniyor, ikide bir sinirleriniz bozuluyorsa büyük bir ihtimalle sizde bu hastalıktan yana dertlisiniz.

Öfkenin Zararları

Öfkenin insanlar üzerinde bıraktığı etkiler de endişe verici türdendir. Hofstra Üniversitesi’nde öfke üzerine yapılan araştırmalar sonucunda, öfke sigara içmek gibidir ve kısa zamanda kendinizi iyi hissedersiniz ancak uzun zaman sonrasında değerlendirilmelidir. Uzun vadede kalp hastalıklarına yakalanma ve kalp krizi geçirme riskiniz fazladır. İnsanlar öfkelenmeyi erkeklik olarak nitelendiriyor ancak, yaşamak daha erkekçe bir davranıl olduğunu belirtiyor. İnsanların yaşadığı öfke patlamalarının haricinde, öfke esnasında sarf ettiği sözler de rahatsızlığın belirtileri arasında yer alır. İnsanlar bazen öfkelendiğinin farkındadır ama kendisine bir türlü engel olması mümkün değildir. Tehdit altında kendinizi hissettiğiniz an, beyninizdeki algı noktaları sempatetik sinir sistemindeki direnç veya kaç tepkisini uyandırır. Sonuç olarak hangi seçeneği tercih edersek edelim kazanan taraf yalnızca 1 kişidir. Artık şimdilerde böyle durumlara fazla rastlama şansımız yoktur. Zamanın değişmesi ile birlikte insanları artık başka şeyler etkiliyor.

 

Öfke ve Beden Dili

Çoğu kişiler bazı tehlikeleri öncesinde hissedip değerlendirme konusunda fazla iyi olmazlar. Yüz ifadeleri, duygular, vücut dili ya da konuşma esnasında sözcüklere yapılan vurgulamalar sonucunda anlatılan şeyleri bir sonuca bağlama imkânımız oluyor. Ayrıca, öfke sorunu yaşayan kişiler bunları bir araya getirmekte zorluk yaşıyor ve sonuç olarak olayları kötü yönde değerlendirmesini yapıyorlar. Bazı insanlar böyle durumlar karşısında beynine durması konusunda uyarabiliyor. Biyolojik yapımızın öfkeli olmamızda payı olduğu kadar yetişmiş olduğumuz toplumun da bu konuda payı bulunur. İnsan nüfusunun hızla artmasından ötürü, insanlar çok fazla birbirinden rahatsızlık duymaya başladı. Bu yüzden stres hormonu kortizonun kandaki seviyesi de artıyor.  İnsanların iş hayatı, sosyal hayatları hep kalabalık içerisinde geçmesi nedeni ile insanlar zamanla kendilerini sinir anlamında kaybedebiliyorlar. Bundan birkaç yıl önce bu kadar insanın olmaması nedeni ile hayat daha yaşanılabilir bir durumdaydı. Yapılan araştırmalara göre dünya nüfusu son 100 yılda tam 4 kat artış gösterdi.

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ